Karara herkesin aynı biçimde katılması gerekmez. Önce kararın etkilediği kişileri, kararı uygulayacakları ve konuya özgü bilgi taşıyanları ayırın. Sonra şu soruyu sorun: “Bu kişi kararın kalitesini artıracak hangi bilgiyi getirir?” Cevap yoksa o kişiyi her toplantıya çağırmak yerine karar sonrası bilgilendirmek daha iyidir.
RACI yaklaşımındaki Consulted ve Informed ayrımı burada işe yarar: biri görüşüyle kararı besler, diğeri kararı bilmek zorundadır. Bu ayrım toplantıları küçültürken kapalı karar alma hissini de azaltır. Son kararı kimin vereceği baştan görünür olmalıdır.
Bu konuyu yönetici olarak neden ele almalısınız?
karar alma sürecinde kimlere danışılmalı sorusu, çoğu ekipte yalnızca yöntem seçimi değil, güven ve çalışma ritmi meselesidir. Yeni yönetici olarak ilk hedefiniz herkese tek bir çözüm dayatmak olmamalı. Önce ekipte bugün hangi davranışın tekrar ettiğini, bunun işin akışını nasıl etkilediğini ve kimin hangi kararı beklediğini görünür kılın. Böyle yaptığınızda konuşma kişilerin karakteri üzerinden değil, somut iş örnekleri üzerinden ilerler.
İyi bir başlangıç için kendinize üç kontrol sorusu sorun: Ekip tam olarak neyi başarmaya çalışıyor? Bu işte karar kimde? Bir hafta sonra ilerleme gördüğümüzü hangi örnekten anlayacağız? Bu sorular, konuyu soyut tavsiye olmaktan çıkarır ve herkesin katkı verebileceği bir çalışma çerçevesi oluşturur.
Bu yaklaşımı bire bir görüşmelerde sürdürülebilir hale getirmek için yöneticiyle bire bir görüşme gündemi yazısındaki soru setinden yararlanabilirsiniz.
Uygulama planı
Durumu dinleyin. Üç-beş kişiden son iki haftadan birer örnek isteyin. “Nerede tıkandık?” ve “Ne işe yaradı?” sorularını aynı biçimde sorun.
Tek davranış seçin. Her şeyi aynı anda düzeltmek yerine, karar alma sürecinde kimlere danışılmalı ile doğrudan ilgili bir alışkanlığı belirleyin. Örneğin karar notunu, toplantı sonu görev paylaşımını veya kısa bire bir görüşmeyi deneyin.
Sahibi ve zamanı netleştirin. Kim neyi ne zamana kadar deneyecek, desteğe ihtiyaç duyarsa kime gidecek? Bunları görünür bir notta toplayın.
Kanıt arayın. İki hafta sonra sadece “Nasıl gidiyor?” demeyin. Bir örnek, bir engel ve bir sonraki küçük adımı isteyin.
Birlikte ayarlayın. İşe yaramayan kısmı savunmak yerine, ekibin gözlemini kullanarak yöntemi sadeleştirin.
Bu plan kontrol kurmak için değil, insanların doğru anda doğru bilgiyi paylaşabilmesi içindir. Yeni yöneticiler için güçlü etki çoğu zaman büyük bir dönüşümden değil; kararların, beklentilerin ve geri dönüş zamanının anlaşılır hale gelmesinden doğar.
Kısa bir ekip senaryosu
Bu konuyu yaklaşan bir ekip toplantısında deneyebilirsiniz. Toplantının başında “Bugün karar alma sürecinde kimlere danışılmalı konusunda bir yöntemi iyileştirmek istiyorum” deyin ve beş dakika boyunca örnek toplayın. Ardından yalnızca bir deneme üzerinde anlaşın. Toplantının sonunda herkesin kendi cümlesiyle “Benim sonraki adımım…” demesini isteyin. Bu küçük kapanış, iyi niyetli bir sohbeti takip edilebilir bir taahhüde dönüştürür.
Bir sonraki görüşmede sonucu değerlendirin: Beklediğimiz kolaylık neydi, gerçekte ne oldu, neyi değiştireceğiz? Yönetici olarak cevabı tek başınıza vermek yerine bu üç soruyu korumanız, ekipte sorumluluk ve güven duygusunu güçlendirir.
Sık yapılan hatalar
Sorunun tanımını duymadan çözüm önermek.
Herkese aynı iletişim ve takip biçimini uygulamak.
Kararın gerekçesini veya başarı ölçütünü söylememek.
Takibi yalnızca sorun çıktığında yapmak.
Küçük ilerlemeleri paylaşmayı atlamak.
Hızlı kontrol listesi
Ekipten gerçek iş örnekleri toplandı.
Tek bir davranış değişikliği seçildi.
Karar sahibi ve tarih görünür kılındı.
İki haftalık bir kontrol noktası kondu.
Sonuçlar kişilere değil, işe ve öğrenmeye bağlandı.
Hatırlatma: Etkiyi haritala → Bilgi sahibini seç → Karar vereni açıkla.
İlgili gelişim kaynağı
“Karar alma ve iş birliği becerilerinizi gelişim planınıza bağlamak için 12jobs'ta planınızı oluşturun.”

Sık sorulan sorular
Fazla danışmak kararı geciktirir mi?
Başlangıç için kusursuz bir model aramayın. karar alma sürecinde kimlere danışılmalı konusunda önce mevcut durumu görünür kılan küçük bir deneme seçin; sonucu ekipten dinleyip bir sonraki uygulamayı buna göre düzeltin.
Müşteri ne zaman dahil edilir?
Bunu tek başınıza karara bağlamak yerine etkilenen kişilerle kısa bir çerçeve paylaşın. Kararın sahibi, zaman sınırı ve başarı ölçütü net olduğunda konuşma daha yapıcı ilerler.
Karar veren görüş almazsa ne olur?
Düzenli takip, sürekli müdahale demek değildir. Aynı soruyu her hafta sormak, örnekleri not etmek ve gerektiğinde desteği uyarlamak kalıcı bir alışkanlık kurar.
