Bir rapordaki sayıların ne anlattığını nasıl değerlendirirsiniz?

Raporlardaki sayıları dönem, kapsam, tanım ve karşılaştırma koşullarıyla birlikte okuyarak yorumun sınırını koruyun.

Sayı ne söylüyor? Bağlamı görmeden karar vermeyin. Basılı grafik ve büyüteç.

Bir rapordaki sayıyı değerlendirirken önce neyin ölçüldüğünü, hangi dönemi kapsadığını, hangi kaynaklardan geldiğini ve neyle karşılaştırıldığını öğrenin. Artış veya düşüşü gördüğünüz anda başarı ya da sorun sonucu çıkarmayın. Toplam sayı, oran, ortalama ve dağılım farklı sorulara cevap verir. Karar vermeden önce sayının hangi soruyu yanıtladığını ve hangi bilgiyi dışarıda bıraktığını anlamanız gerekir.

Bunun için ileri düzey istatistik bilmeniz her zaman şart değildir. Tanımı, kapsamı ve karşılaştırmayı doğru sormak bile bir raporu daha dikkatli okumanızı sağlar. Teknik bir hesaplama veya yüksek etkili karar söz konusuysa ilgili uzmanın incelemesini de sürece dahil edin.

İlk soru: Bu sayı tam olarak neyi sayıyor?

Şöyle bir öğretici örnek düşünün: Bir raporda müşteri şikayetlerinin geçen döneme göre arttığı görülüyor. İlk yorum hizmetin kötüleştiği olabilir. Ancak aynı dönemde müşteri veya işlem sayısı da artmış olabilir. Şikayet toplamıyla işlem başına şikayet oranı aynı soruyu yanıtlamaz.

Basit bir örnekte önceki dönemde bin işlemde yirmi, sonraki dönemde iki bin işlemde otuz şikayet olsun. Şikayet sayısı artarken işlem başına oran düşer. Bu örnek gerçek bir şirket verisi değildir; toplam ve oran arasındaki farkı göstermek içindir. Oranın düşmesi de bütün sorunların çözüldüğünü göstermez. Şikayetin türü ve etkisi ayrıca incelenmelidir.

Raporu hazırlayan kişiye ölçünün tanımını sorun. “Aktif müşteri” hangi davranışı yapan kişiyi kapsıyor? “Tamamlanan iş” bütün kontrolleri bitmiş iş mi, yalnız sisteme girilmiş kayıt mı? Aynı terim farklı dönemlerde farklı biçimde hesaplanıyorsa karşılaştırma yanıltıcı olabilir.

Dönem ve kapsam aynı mı?

İki sayıyı karşılaştırmadan önce aynı süreyi ve aynı kapsamı temsil edip etmediklerine bakın. Bir tam ay ile henüz bitmemiş ay, aynı temelde karşılaştırılmamalıdır. Bir rapor bütün kanalları, diğeri yalnız çevrimiçi işlemleri içeriyorsa farkın bir bölümü kapsamdan kaynaklanabilir.

Takvimdeki çalışma günleri, kampanyalar, sistem değişiklikleri veya veri toplama yöntemi de sonucu etkileyebilir. Bunların hangisinin önemli olduğu işin bağlamına bağlıdır. Her olası etkeni listelemek yerine raporun hazırlanma koşullarını öğrenin ve anlamlı farklılıkları not edin.

Karşılaştırma için seçilen başlangıç noktasını da inceleyin. Olağandışı düşük bir dönemden sonraki artışla normal bir dönemden sonraki artış aynı şekilde yorumlanmayabilir. Tek bir noktaya bakmak yerine uygun olduğunda birkaç dönemi birlikte görmek, değişimin sürekliliğini anlamanıza yardım eder.

Ortalama hangi farkları saklıyor?

Ortalama, veriyi kısa biçimde özetleyebilir; fakat bütün örneklerin birbirine benzediğini göstermez. Bazı işler çok hızlı, bazıları çok yavaş tamamlanıyorsa tek ortalama önemli farklılıkları örtebilir. Karar için hangi ayrımın gerekli olduğunu düşünün.

Örneğin genel yanıt süresi iyi görünürken belirli bir müşteri grubunun talepleri sürekli bekliyor olabilir. Süreci geliştirmek için yalnız genel ortalamaya bakmak yeterli olmayabilir. Talep türü, kanal veya işin karmaşıklığına göre ayrım yapmak gerekebilir. Ayrımı önceden belirlediğiniz soruyla ilişkilendirin; veriyi rastgele parçalara bölmeyin.

Bir grafikte artış büyük görünüyorsa eksenleri ve birimleri de okuyun. Görselin tasarımı tek başına değişimin önemini belirlemez. Yüzde ile yüzde puan, toplam ile kişi başına değer ve tahmin ile gerçekleşen sonuç arasındaki farkın doğru adlandırıldığından emin olun.

Birlikte değişen iki şey neden ilişkisi kurmaz

Raporda iki göstergenin aynı dönemde değiştiğini görebilirsiniz. Örneğin yeni bir uygulama başlamış ve işlem süresi kısalmış olabilir. Bu bilgi, uygulamanın etkisini incelemek için bir başlangıçtır; ancak tek başına bütün değişimin o uygulamadan kaynaklandığını kanıtlamaz. İş türü, ekip yapısı veya hacim de değişmiş olabilir.

Cevabınızı buna göre ölçülü kurun. “Yeni uygulamayla aynı dönemde süre azaldı; etkisini değerlendirmek için iş türü ve hacimdeki değişimi de kontrol etmeliyiz” diyebilirsiniz. Bu ifade sonuca ulaşmayı engellemez; bildiğiniz ile araştırmanız gereken kısmı ayırır.

Karar için kesinlik mümkün değilse hangi belirsizlikle ilerlediğinizi açıkça belirtin. Tahmin, gözlem ve yorum ayrı etiketlenmeli. Bir raporun amacı her konuda kesin konuşmak değildir; karar sahibinin dayanağı ve sınırı görmesini sağlamaktır.

Bir sayıyı karar notuna dönüştürün

Kullandığınız bir rapordan tek gösterge seçin. Şu dört cümleyi tamamlayın: “Bu sayı şunu ölçüyor…”, “Şu dönem ve grupla karşılaştırıyorum…”, “Gördüğüm değişim…”, “Bu nedenle incelemek veya yapmak istediğim adım…”. Ardından bir cümle daha ekleyin: “Bu sayı tek başına şunu açıklamıyor…”.

Örneğin başvuru sayısının düşmesi, ilan görünürlüğünü incelemenizi gerektirebilir; fakat aday kalitesinin düştüğünü tek başına söylemez. Satış görüşmesi sayısının artması faaliyet hakkında bilgi verir; gelir veya müşteri memnuniyeti için ayrı ölçüler gerekir. Her göstergenin taşıyabileceği anlamın sınırı vardır.

Raporu paylaşırken yalnız grafik göndermeyin. Ana gözlemi, gerekli bağlamı ve karar ihtiyacını kısa biçimde açıklayın. Hesaplama veya veri konusunda emin değilseniz bunu raporu hazırlayan kişiyle doğrulayın. Özellikle küçük bir veri hatasının önemli kararları etkileyebileceği durumlarda varsayımı kesin bilgiye çevirmeyin.

Sayıların hangi iş sorununu açıklaması gerektiğini belirlemek için çözümden önce sorunu anlama yazısını kullanabilirsiniz.

Raporu başkasına aktarırken verinin sınırını yorumunuzla birlikte taşıyın. Bir tablo yalnız belirli bir kanalın sonuçlarını gösteriyorsa, başlıkta bütün şirketi kapsıyormuş gibi sunmayın. Henüz tamamlanmamış dönemleri önceki tam dönemlerle karşılaştırırken farkı belirtin. Özellikle karar toplantısında kısa konuşmak uğruna önemli kapsam bilgisini çıkarmayın. Bir cümlelik sınır notu, dinleyenin doğru olmayan bir genelleme yapmasını önleyebilir. Emin olmadığınız alanı araştırılacak soru olarak ayırın.

Raporu üç adımda okuyun

Üç adımda uygulayın
  1. Tanımı kontrol edin

    Neyin, hangi kaynak ve kuralla ölçüldüğünü öğrenin.

  2. Karşılaştırmayı eşitleyin

    Dönem, kapsam, birim ve toplamı aynı temelde değerlendirin.

  3. Karara bağlayın

    Sayının hangi seçimi desteklediğini ve neyi açıklamadığını belirtin.

Murat Kendugan Kariyer Gelişim Kursu: programı inceleyin

Kariyerinizdeki bir sonraki adımı çalışmak için Kariyer Gelişim Kursu programını inceleyebilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Sayı artıyorsa sonuç iyi midir?

Ölçünün anlamına bağlıdır. Satış, hata, bekleme veya tekrar işlem artışı aynı şekilde yorumlanmaz. Önce neyin ölçüldüğünü anlayın.

Her raporda oran kullanmak gerekir mi?

Hayır. Toplam ve oran farklı bilgi verir. Karar için hangisinin gerekli olduğunu belirleyin; gerektiğinde ikisini birlikte inceleyin.

Veri eksikse raporu kullanmayalım mı?

Eksikliğin kapsamını ve karar üzerindeki etkisini değerlendirin. Kullanıyorsanız sınırlılığı açıkça belirtin; eksik veriyi sıfır gibi yorumlamayın.

Grafik ile tablo farklı görünüyorsa ne yapmalıyım?

Kaynağı, dönemi, birimi ve hesaplama biçimini karşılaştırın. Farkı anlamadan birini doğru varsaymayın; raporu hazırlayan kişiyle netleştirin.

Murat Kendugan

İş hayatını anlamak, becerilerini geliştirmek ve bir sonraki adımını netleştirmek üzerine içerikler.

Yazarı tanı
← Tüm yazılara dönVideoları keşfet