İş yerinde soru sormaktan çekiniyorsanız nasıl başlayabilirsiniz?

İş yerinde soru sormaktan çekiniyorsanız amacınızı, denediklerinizi ve takıldığınız noktayı açık anlatın; somut soru örnekleriyle ilk adımı hazırlayın.

Sorun: Açık dosya yanında boş soru kartı.

Soru sormaktan çekiniyorsanız önce ne yapmaya çalıştığınızı, neyi denediğinizi ve hangi noktada kaldığınızı yazın. Sonra bunları kısa bir soruya çevirin. “Hiç anlamadım” yerine “Bu iki veri kaynağından hangisini kullanmam gerektiğini bulamadım” diyebilirsiniz. Her şeyi öğrenmeden konuşmaya başlamanız gerekmez; cevabı bir sonraki adımınızı değiştirecek tek bir noktayı seçmeniz yeterlidir.

Burada amaç kusursuz soru sormak değil. İşin yanlış yönde ilerlemesini önleyecek kadar açık bir konuşma başlatmak.

Soru sormak yalnız kişinin cesaretine bağlı değildir

Google'ın ekip çalışması araştırması, soru sorabilmeyi ve hata konuşabilmeyi psikolojik güvenlik kapsamında ele alıyor. Bu nedenle çekinmeyi yalnız kendinizde bir eksik olarak görmeyin. Ekibin verilen sorulara nasıl karşılık verdiği de önemlidir.

Yine de hazırlanabileceğiniz bir alan var: Karşı tarafın hangi bilgiye ihtiyacınız olduğunu anlamasını kolaylaştırabilirsiniz. Bu hazırlık, cevabı bilmeniz gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine, bilmediğiniz kısmı açık göstermeye yarar.

Yazılım şirketi GitLab'ın iletişim rehberi, incelenen kaynakta açık kalan konuyu soruda belirtmeyi öneriyor. Bu, “Önce her şeyi araştırın” baskısı değil; aynı çalışmanın gereksiz yere tekrar edilmesini önleyen bir açıklık.

Genel bir sıkışmayı küçük bir soruya çevirin

Şöyle bir durum düşünün: İlk kez müşteri raporu hazırlıyorsunuz. Ortak klasörde eski ve yeni olmak üzere iki dosya var. Her ikisi de doğru görünüyor, fakat hangi dosyanın kullanıldığı açıklanmamış.

“Raporu nasıl yapacağım?” diye sorduğunuzda karşı taraf bütün işi anlatmaya başlayabilir. “Müşteri raporuna başlıyorum. Ortak klasörde iki kaynak dosyası gördüm. Güncel kaynak hangisi?” sorusu ise belirsizliği daha dar bir alana indirir. Yanıt geldiğinde ne yapacağınız da belli olur.

Sorunuz bir onay ihtiyacıysa bunu ayrıca belirtin: “Güncel dosyayı esas alacağım; bu kaynak sizin beklentinize uygun mu?” Bilgi istemek ve karar onayı istemek farklı şeylerdir. Beklenen sonuç belirsizse görevi netleştirme soruları hangi konuyu önce konuşmanız gerektiğini gösterir.

Görüş sırasında bütün soruları aynı anda söylemeniz gerekmeyebilir. Kaynak seçimi diğer adımları etkiliyorsa önce onu sorun. Kaynak belli olmadan formülün ayrıntısını konuşmak hem sizi hem karşı tarafı gereksiz yere zorlayabilir.

Özürle başlayan uzun açıklamayı kısaltın

“Çok basit olabilir, sizi meşgul ediyorum, aslında bilmem gerekiyor ama…” gibi bir giriş sorunun kendisini geciktirir. Kibar olmak için kendinizi küçültmeniz gerekmez. “Uygun olduğunuzda şu noktayı netleştirebilir miyiz?” yeterli olabilir.

Karşı tarafın zamanını gözetmek, soru sormamak değildir. İstenen cevabın yaklaşık kapsamını belirtebilirsiniz: “Dosyanın tamamını incelemeniz gerekmiyor; yalnız kullanılan kaynak adını öğrenmek istiyorum.” Böylece yardımın sınırı anlaşılır olur.

Bir soru için e-posta, kısa mesaj veya görüşme uygun olabilir. Acil olmayan tek bir bilgi sorusu toplantı gerektirmeyebilir. Karmaşık ve birkaç karar içeren konu ise kısa görüşmede daha iyi açılabilir. İletişim kanalını seçme rehberi, sorunun niteliğine göre bu seçimi yapmanıza yardımcı olur.

Yanlış yapma riskiyle soru yükünü birlikte düşünün

Bazı soruların cevabını kısa bir denemeyle bulabilirsiniz. Örneğin boş bir örnek dosyada biçim seçeneğini sınamak, başka birinin işini bölmeden öğrenme sağlar. Ancak müşteri verisini değiştirmek, ortak dosyayı silmek veya önemli bir söz vermek gibi etkisi olan adımlarda aynı rahatlıkla deneme yapmayın. Sorunun ne kadar basit göründüğü değil, yanlış ilerlemenin etkisi belirleyici olsun.

Soru sorarken verdiğiniz ayrıntı da buna göre değişebilir. Kaynak dosyanın adını öğrenmek için bütün raporun geçmişi gerekmez. Buna karşılık hangi müşterilerin kapsamda olduğunu soruyorsanız kararın etkisini kısaca belirtmek önemlidir. “Bu seçim toplamı değiştirecek” cümlesi, sorunuzun neden cevap beklediğini anlatır. Ayrıntıyı yardım edecek kadar ekleyin; soruyu uzun bir savunmaya çevirmeyin.

Cevap geldiğinde kendi anladığınız adımı bir cümleyle teyit edebilirsiniz: “Bu durumda yeni dosyayı kullanıp eski dönem karşılaştırmasını ayrı tutacağım.” Böylece yanlış anlamayı erken fark etme fırsatı doğar. Teyit, aynı soruyu baştan sormak değildir; aldığınız bilgiyi uygulamaya nasıl çevireceğinizi göstermektir. Cevap yeni bir belirsizlik açtıysa bunu da açık söyleyin. Soruyu sırf görüşme bitsin diye anlaşılmış saymayın.

Soruyu takıldığınız noktadan kurun
  1. Amacı söyleyin

    Hangi işi yapmaya çalıştığınızı kısa anlatın.

  2. Denediğinizi ekleyin

    Baktığınız kaynak ve kalan belirsizliği belirtin.

  3. Dar soru sorun

    Cevabı bir sonraki adımınızı değiştirecek noktayı seçin.

Murat Kendugan · İşte küçük bir uygulama

İlk sorunuz için küçük bir hazırlık

Bugün takıldığınız bir işi seçin. Aşağıdaki satırları doldurun:

Alan

Örnek

Yapmaya çalıştığım iş

Aylık müşteri raporunun özetini hazırlamak.

Denediğim şey

Ortak klasördeki önceki raporu ve kaynakları incelemek.

Kaldığım nokta

İki dosyadan hangisinin güncel olduğunu seçmek.

İhtiyacım olan cevap

Kullanılacak kaynak dosyanın adı ve yeri.

Cevap sonrası adım

Doğru kaynaktan raporu hazırlamaya devam etmek.

Bu satırların hepsini göndermeniz gerekmiyor. Önce kendiniz için açıklaştırın, sonra gerekli bilgiyi mesajınıza taşıyın. Notunuz çok uzunsa henüz birden fazla soruyu tek soruda toplamış olabilirsiniz.

Sorunun doğru kişiye gittiğini de kontrol edin. Yöneticiniz karar sahibidir ama dosyanın kaynağını en iyi veri sahibi biliyor olabilir. Yanlış kişiye sorulduğunda alınan geç yanıtı kendi sorunuzun değersizliği olarak yorumlamayın.

Cevap gelmediğinde ne yapabilirsiniz?

Beklenen süre geçtiğinde kısa bir takip mesajı gönderin: “Kaynak dosya kararını beklediğim için rapora devam edemiyorum. Hangi dosyayı kullanmam gerektiğini belirtebilir misiniz?” Önceki mesajı veya ilgili dosyayı bağlayın. İhtiyaç değişmediyse yeni ve uzun bir açıklama yazmanıza gerek yok.

Sorunun engellediği işi ve tarihi belirttiğinizde karşı taraf etkisini anlayabilir. Buna rağmen yanıt alınamıyorsa ekipteki takip veya öncelik düzenini konuşmanız gerekir. Aynı soruyu daha çekingen biçimde tekrarlamak her zaman çözüm değildir.

Sorularınızı ve iş iletişiminizi daha anlaşılır hale getirmek istiyorsanız kariyer gelişim kursunun programını inceleyebilirsiniz. Önce hangi çalışma durumunda zorlandığınızı belirlemek, programı değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Murat Kendugan kariyer gelişim kursunun programını inceleyin

Sık sorulan sorular

Sormadan önce ne kadar araştırmalıyım?

İşin riski ve aciliyeti belirleyicidir. Kolay erişilen kaynaklara bakın; ancak yanlış ilerlemenin önemli etkisi varsa gereksiz yere beklemeyin. İncelediğiniz kaynağı ve açık kalan noktayı soruya ekleyin.

Sorunun cevabı çok basitse kötü görünür müyüm?

Tek bir sorudan genel bir sonuç çıkarmayın. Basit görünen bilgi size hiç aktarılmamış olabilir. Aynı bilgiyi tekrar tekrar sormamak için cevabı uygun notunuzda saklayabilirsiniz.

Toplantıda mı, mesajla mı sormalıyım?

Kısa bilgi sorusu mesajla çözülebilir. Birden fazla seçenek veya karar varsa görüşme daha uygun olabilir. Kanal seçimi yazısındaki ayrımı sorunuzun ihtiyacına göre kullanın.

Bana verilen görev zaten belirsizse nereden başlayayım?

Önce beklenen sonuç, teslim biçimi ve tarih sorularını netleştirin. Bunlar bilinmeden ayrıntıya çalışmak tekrar iş çıkarabilir. Görevi netleştirme rehberi başlangıç için kullanılabilir.

Murat Kendugan

İş hayatını anlamak, becerilerini geliştirmek ve bir sonraki adımını netleştirmek üzerine içerikler.

Yazarı tanı
← Tüm yazılara dönVideoları keşfet