Mülakatta anlaşamadığınız bir iş arkadaşını nasıl anlatmalısınız?

Anlaşmazlık örneğinde kişiyi etiketlemek yerine durumu, iki farklı ihtiyacı ve işi nasıl ilerlettiğinizi anlatın.

Anlaşamadığınız biri. Kişiyi değil durumu anlatın. Ortak noktada birleşen iki ahşap yol.

Mülakatta anlaşamadığınız bir iş arkadaşınız sorulduğunda kişinin karakterini değerlendirmek yerine, anlaşmazlığın iş üzerindeki etkisini ve sizin ne yaptığınızı anlatın. Hangi konuda farklı düşündünüz, hangi bilgiyi netleştirdiniz, nasıl bir adım attınız ve sonuç ne oldu? Kendi katkınızı kadar sınırınızı da gösterin. Her anlaşmazlığın tamamen çözüldüğünü veya karşı tarafın sonunda sizi haklı bulduğunu söylemeniz gerekmez.

Bu soruya hazırlanırken birini kötü gösteren en çarpıcı olayı seçmeyin. İşbirliğini sürdürmek için gerçekten bir şey yaptığınız örneği seçin. İsim, şirket içi hassas ayrıntı ve kişisel bilgiler çoğu zaman anlatım için gerekli değildir.

Kişilik yorumunu iş durumuna çevirin

Öğretici bir örnek düşünelim: İki ekip arkadaşı müşteri raporunun teslimi konusunda anlaşamıyor. Biri ayrıntılı kontrol tamamlanmadan raporun gönderilmesini istemiyor; diğeri müşteriye verilen tarihin korunmasını önemsiyor. Aday bu olayı “Arkadaşım çok yavaştı” diye anlatırsa, karşı tarafın niyetine ilişkin bir hüküm vermiş olur. İşin gerçek sorunu ise görünmez kalır.

Daha açık başlangıç şöyledir: “Raporun teslimi yaklaşırken hangi kontrollerin gönderim öncesinde tamamlanacağı konusunda farklı düşünüyorduk. Ben tarihin korunmasını, arkadaşım verinin eksiksiz doğrulanmasını önemsiyordu.” Bu cümle, iki tarafın kaygısını da tarif eder. Sonraki bölümde aday kendi eylemini anlatabilir: kritik kontrolleri birlikte ayırmak, eksik alanları belirtmek veya teslim kapsamı için karar istemek.

Kendi örneğinizde de “zor, ilgisiz, inatçı” gibi sözcükleri iş davranışına çevirin. Ne oldu, ne zaman oldu ve işi nasıl etkiledi? “Mesajlarıma geç döndü” bile tek başına yeterli olmayabilir; karar için hangi bilginin hangi tarihte gerektiğini açıklayın. Böylece dinleyen kişi durumun önemini anlayabilir.

Kendi yaptığınız adım duyulmalı

Anlatımın çoğunu soruna ayırıp çözüm kısmını “Sonra konuştuk” diye geçmeyin. Görüşmenin içinde neyi değiştirdiğinizi belirtin. Bir varsayımınızı sordunuz mu? Karşı tarafın hangi kısıtını öğrendiniz? İşin kapsamını veya teslim biçimini yeniden tanımladınız mı? Gerekirse uygun karar sahibinden destek istediniz mi?

Örneğimizde aday şöyle devam edebilir: “Önce hangi verilerin kontrol edilmediğini sordum. Müşterinin kararını etkileyen iki alanın kritik olduğunu öğrendim. Diğer ayrıntılarla bunları ayırıp, kritik kontrollerin tamamlanacağı bir teslim planı önerdim. Planı yöneticimizle netleştirdik.” Burada yalnız olumlu tutum değil, somut bir çalışma adımı görülür.

Gerçek olayınızda böyle bir çözüm olmadıysa eklemeyin. Yalnız görüşme talep etmiş ve ortak bir karar çıkmamış olabilir. O durumda neyi denediğinizi, nerede durduğunuzu ve sonraki benzer durumda neyi farklı yapacağınızı anlatın. Sonucu cilalamak yerine deneyimden öğrenilmiş bir karar göstermek daha tutarlı bir cevaptır.

Anlaşmazlık ile ciddi davranış sorununu ayırın

Her sorun iki tarafın iletişim kurmasıyla çözülecek basit bir görüş ayrılığı değildir. Aşağılama, tehdit veya ayrımcı davranış gibi ciddi durumları normal iş anlaşmazlığı diye küçültmeniz gerekmez. Mülakatta böyle bir olayı bütün ayrıntılarıyla anlatmak zorunda da değilsiniz. Rol için açıklayıcı, paylaşmaya uygun başka bir örnek seçebilirsiniz.

Ciddi bir olayı anlatmanız gerekiyorsa gözlenebilir davranış, iş üzerindeki etki ve başvurduğunuz uygun destek yoluyla sınırlı kalın. Gizli belge veya üçüncü kişilerin bilgilerini paylaşmayın. Bu yazının odağı, yaşanan sorunun hukuki değerlendirmesi değil, mülakat cevabının açık ve ölçülü kurulmasıdır.

Öte yandan, her fikir ayrılığını kişisel saygısızlık olarak anlatmak da cevabın açıklığını azaltır. Karşı tarafın önceliği farklı olabilir. Bilmediğiniz bir kısıt bulunabilir. Kendi yorumunuzla doğruladığınız bilgiyi ayırmanız, olayın hangi kısmını gerçekten bildiğinizi gösterir.

Cevabı üç parçayla kurun

Üç adımda uygulayın
  1. Durumu tarif edin

    İsim ve etiket yerine anlaşmazlığın konusu ile işe etkisini söyleyin.

  2. Eyleminizi açıklayın

    Sorduğunuz soruyu, yaptığınız düzenlemeyi veya istediğiniz desteği anlatın.

  3. Sonucu ve öğrenimi ayırın

    Ne değiştiğini ve bir sonraki durumda ne yapacağınızı belirtin.

Kısa bir cevap provası yapın

Örneğinizi önce yazılı hazırlayın. İlk paragraf yalnız bağlamı versin. İkinci paragrafta sizin yaptığınız iki somut adım bulunsun. Üçüncü paragraf sonuç ve öğrenimi taşısın. Ardından kişi hakkında yaptığınız yorumları işaretleyin. Bu yorumların yerine gözlenebilir bir durum yazıp yazamayacağınızı kontrol edin.

Cevabı sesli okuyun. Karşı tarafın davranışını anlatırken sesiniz veya sözcükleriniz olayın önüne geçiyorsa daha kısa bir çerçeve seçin. Amaç duygusuz görünmek değildir; görüşmede iş üzerinde konuşabilmektir. “Bu durum beni zorladı” diyebilirsiniz. Sonrasında nasıl hareket ettiğiniz de duyulmalı.

Prova sırasında bir arkadaşınızdan takip sorusu istemeniz yararlı olur: “Sizin hatanız neydi?”, “Karşı taraf neyi önemsiyordu?”, “Aynı durum yeniden yaşansa ne yapardınız?” Bunlar için ayrı ezber cevaplar hazırlamayın. Olayı dürüst ve açık biliyorsanız farklı sorulara aynı temel bilgilerle yanıt verebilirsiniz.

Hiç iş deneyiminiz yoksa okul projesi veya gönüllü çalışmadan örnek kullanın. Bağlamı baştan belirtin. Sınıf projesini kurumsal müşteri projesi gibi anlatmanız gerekmez. Önemli olan, ortak işi ilerletirken nasıl davrandığınızı açıklamaktır.

Günlük işte bu tür konuşmaları daha iyi kurmak için yapıcı geri bildirim verme yazısına da bakabilirsiniz. Mülakat hazırlığı, geçmişteki olayı süslemekten çok kendi davranışınızı anlamaya yarar.

Görüşmeci aynı olayı başka açıdan sorabilir: “Karşı taraf bu durumu nasıl anlatırdı?” Böyle bir soruda onun adına kesin konuşmak yerine bildiğiniz gerekçeyi ve kendi yorumunuzu ayırın. “Teslim tarihini riskli bulduğunu söylemişti; ben ise kapsamı küçültürsek yetişebileceğimizi düşünüyordum” gibi bir açıklama, iki bakışı görünür kılar. Karşı tarafın niyetini bilmediğiniz halde kötü niyet atfetmeyin. Olayın sonunda tam anlaşma sağlanmadıysa bunu da söyleyebilirsiniz. Asıl örnek, anlaşmazlık sürerken işi nasıl ilerlettiğiniz ve kendi davranışınızdan ne öğrendiğinizdir.

Murat Kendugan Kariyer Gelişim Kursu: programı inceleyin

Kariyerinizdeki bir sonraki adımı çalışmak için Kariyer Gelişim Kursu programını inceleyebilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Karşı taraf gerçekten haksızsa bunu söylemeyeyim mi?

Somut davranışı ve etkisini anlatın. Haklılık iddianızdan çok, olay karşısında nasıl hareket ettiğinizin anlaşılmasını sağlayın.

Hiç çatışma yaşamadığımı söylesem olur mu?

Gerçekten uygun bir örneğiniz yoksa bunu söyleyebilirsiniz. Ancak fikir veya öncelik ayrılıklarını da düşünün; sorunun mutlaka büyük bir kavga anlamına gelmesi gerekmez.

Kendi hatamı anlatmak beni zayıf gösterir mi?

Gerçek katkınızı ve hatanızı ölçülü biçimde açıklayın. Ardından neyi düzelttiğinizi veya öğrendiğinizi gösterin; kendinizi bütünüyle suçlamanız gerekmez.

Sonuç olumsuzsa bu örneği kullanabilir miyim?

Evet, paylaşmaya uygunsa kullanabilirsiniz. Sonucu değiştirmeden hangi adımları denediğinizi, sınırları ve sonraki öğreniminizi anlatın.

Murat Kendugan

İş hayatını anlamak, becerilerini geliştirmek ve bir sonraki adımını netleştirmek üzerine içerikler.

Yazarı tanı
← Tüm yazılara dönVideoları keşfet